Türkiye’nin de aralarında bulunduğu toplam sekiz ülke, İngiltere’nin işgal altındaki Filistin topraklarındaki yasa dışı yerleşimler nedeniyle aldığı yeni kararları memnuniyetle karşıladığını açıkladı. Bu ülkeler, özellikle İsrail’in yasa dışı yerleşimlerden yaptığı ithalatın yasaklanması ve ilgili hizmetlerin sınırlandırılması kararını uluslararası hukuka uygun adımlar olarak gördüklerini belirttiler. Dışişleri Bakanlıklarından yapılan ortak açıklamada, bu kararların bölgedeki uluslararası hukukun uygulanması ve yasa dışı faaliyetlerin durdurulması amacıyla önemli bir adım olduğu vurgulandı.
Türk ve diğer ülkelerin dışişleri bakanları, bu kararların İsrail’in yasa dışı yerleşimlerde bulunan kuruluşlar ve şahıslar üzerinde hesap verme sorumluluğu yaratarak, bölgedeki durumu yasal zemine oturtma yolunda önemli bir gelişme olduğunu ifade ettiler. Ayrıca, açıklamada, bu ülkelerin Kanada, Danimarka, Finlandiya, Fransa ve diğer Avrupa ülkeleriyle birlikte hareket ederek, uluslararası hukuka aykırı yapılarla yapılan ekonomik ilişkilerin sınırlandırılması ve ülkelerin kendi ulusal mevzuatları doğrultusunda bu konudaki tedbirleri genişletme niyetlerini teyit ettikleri bildirildi. Bu adımların, uluslararası toplumun yasa dışı yerleşimlerin meşruiyet kazanmasını engelleyecek somut önlemler almaya yönlendirdiği de vurgulandı.
Ortak açıklamada, tüm taraflara, özellikle İsrail’in yasa dışı yerleşim faaliyetlerini sürdürenlerin faaliyetlerini durdurmaları ve işgal altındaki Filistin topraklarındaki durumu hukuki ve insani açıdan normalleştirmeleri çağrısında bulunuldu. Bu kapsamda, Birleşmiş Milletler’in ilgili kararları ve uluslararası hukuk prensipleri doğrultusunda hareket edilmesi gerektiği hatırlatıldı. Ayrıca, Bakanlar, Gazze ve Batı Şeria’nın birleşik bir parça olduğunu ve bölgedeki istikrar, güvenlik ve insani durumun iyileştirilmesi için kapsamlı ve adil bir çözümün uygulanmasının önemine vurgu yaptı. Bu noktada, 1967 sınırlarına dayanan ve Doğu Kudüs’ü kapsayan bağımsız bir Filistin devletinin kurulması yönündeki iki devletli çözümün temel ilke olarak benimsenmesi gerektiği konusunda ortak görüş dile getirildi.
Son olarak, söz konusu ülkelerin bir arada hareket ederek yasa dışı yerleşimlerin ekonomik ve siyasi etkinliklerini sınırlandırma ve bu faaliyetlerin uluslararası hukuka uygun hale getirilmesi adına çeşitli stratejiler geliştireceği belirtildi. Ayrıca, İsrail’in bölgede yürüttüğü mevcut politikaları ve uygulamalarıyla iki devletli çözüm yolunu tıkayan adımların geri alınması ve Filistin’in egemenlik haklarının tanınması gerektiği bir kez daha hatırlatıldı. Bu adımların, bölgedeki barış ve istikrarın tesisi yolunda büyük önem taşıdığı vurgulandı ve uluslararası toplumun yapıcı katkılarının devam etmesi gerektiği aktarıldı.
