Edirne’de Balkan Türkleri Federasyonu üyeleri, Mora Yarımadası’nda gerçekleşen ve yüzlerce masum Türk vatandaşının hayatını kaybettiği Tripoliçe katliamının 205. yıl dönümünde anlamlı bir anma düzenledi. Katliamın yıldönümünde, Yunanistan konsolosluğu önüne siyah çelenk bırakılarak olaya dikkat çekildi ve olayın acı hatırası tazelenmiş oldu.
Etkinlik kapsamında aynı zamanda kapsamlı bir resim sergisi açıldı. Bu sergi, geçmişte yaşanan trajedilere ilişkin sanatın gücüyle farkındalık yaratmayı amaçladı. Edirne’nin Şükrüpaşa Mahallesi’nde gerçekleştirilen etkinlikte, katliamda yaşamını yitiren Türklerin anısına saygı duruşunda bulunuldu ve anma töreni düzenlendi. Sürgün ve katliamların yarattığı derin acı, katılımcıların ifadelerine yansıdı.
Yunanistan konsolosluğu önünde yapılan konuşmalarda, tarihsel gerçeklerle yüzleşmenin ve geçmişteki acı olayları unutmamanın önemi vurgulandı. Balkan Rumeli Türkleri Konfederasyonu Genel Sekreteri İsmail Kocaköse, Yunanistan’ın tarih boyunca yaşanmış katliamları inkar etmenin hiçbir anlamı olmadığını belirtti. 1821 yılındaki Mora katliamlarının, Yunan halkının ve çetelerinin yerli halka ve dini azınlıklara karşı yürüttüğü vahşi saldırıların unutulmayarak, ortak tarih bilincinin güçlü tutulması gerektiğini söyledi. Ayrıca, Yunanistan’ın geçmişte yaşadığı suçların mahkemeler ve uluslararası arenada tartışılmasını ve adaletin sağlanmasını talep etti.
Türk soydaşlar, birbirlerine karşı gösterilen hoşgörü ve barış dilinin önemine vurgu yaparak, geçmişte yaşananların affedilemeyecek suçlar olduğunu ancak bu acıların hatırlanması gerektiğini belirttiler. Babaeski Balkan Türkleri Dayanışma Derneği Başkanı Mehmet Kamar, bu acı olayların iki halkın da ortak mirasının bir parçası olduğunu ve insanlık onurunun korunması gerektiğini dile getirdi. En sonunda, katliamda yaşamını yitirenlerin anısına Yunanistan konsolosluğu önüne siyah çelenk konularak saygı duruşunda bulunuldu ve vatandaşların yoğun ilgisiyle devam eden sergi ziyaret edildi. Bu etkinlikler, geçmişin acı mirasına sahip çıkma ve gelecekte barışın hakim olması adına önemli bir adım olarak kayıtlara geçti.
